Sekme Çılgınlığı: İnternette Aradığını Bulmaya Çalışırken Kafayı Yiyenler Kulübü
Sekme Çılgınlığı: İnternette Aradığını Bulmaya Çalışırken Kafayı Yiyenler Kulübü

Sekme Çılgınlığı: İnternette Aradığını Bulmaya Çalışırken Kafayı Yiyenler Kulübü
Gelin bu akşam dürüst olalım: Telefonunuzda ya da bilgisayarınızda şu an kaç tane internet sekmesi açık?
10 mu? 20 mi? Yoksa o sekmeler artık o kadar küçülmüş ki, üstlerindeki logolar bile görünmez hale mi geldi?
Geçen gün bir arkadaşım, evine basit bir çalışma masası almak için internete girdi. Altı üstü dört bacak, bir tahta parçası. Çocuk iki saat sonra gözleri kan çanağına dönmüş bir halde, "Kanka 45 farklı sekmeye bakmışım, fiyatlar uçmuş, hangisi güvenilir bilmiyorum, yoruldum" diye isyan ediyordu.
Haklı. Çünkü artık internetten bir şey satın almak ya da bir hizmet bulmak, keyifli bir alışverişten çok bir "hayatta kalma mücadelesine" dönüştü.
"Aradığınız Şey Bulunamadı" Değil, "Çok Fazla Şey Var!"
Eskiden internette aradığımızı bulamamaktan şikayet ederdik. Şimdi ise tam tersi bir dertten muzdaripiz: Bilgi obezitesi.
Bir telefon alacaksın; yüzlerce site, binlerce satıcı, her kafadan ayrı bir ses, bitmek bilmeyen kullanıcı yorumları (ki hangisi gerçek, hangisi bot o da belli değil). Saatlerce ekran kaydırıyor, fiyat karşılaştırıyor, en sonunda yorgun düşüp "Aman kalsın" diyerek sekmeleri kapatıyoruz.
Biz neden vaktimizi internet sitelerinde dedektiflik yaparak harcıyoruz ki? Bir şeye ihtiyacımız olduğunda, neden kapı kapı gezip "Bunu bana kaça yaparsınız?" ya da "Bu ürünü elinde bulunduran var mı?" diye sormak zorunda olan biziz?
Rollere Bir Baksak ya: Parayı Veren Biziz Ama Koşturan da Biziz!
Normal hayatta bir dükkana girdiğinizde ne olur? Satış görevlisi yanınıza gelir, "Nasıl yardımcı olabilirim?" der, ihtiyacınızı söversiniz ve size seçenekleri sunar.
Ama internete girdiğimiz an roller değişiyor. Parayı veren, yani "Alıcı" olan biziz; ama en çok yorulan, en çok arayan, en çok vakit kaybeden yine biziz. Satıcılar arkasına yaslanmış bekliyor, biz ise onların sitelerinde kayboluyoruz.
İşte tam da bu yüzden, son dönemde internet dünyasında yeni bir akım dalga dalga yayılıyor:
haftaya acil Ankara içi nakliye lazım, bütçem şu" diyorsunuz veya "Şu marka bilgisayarı arıyorum, en iyi fiyatı kim verir?" diye bir yere yazıyorsunuz. Siz kahvenizi yudumlarken, işi yapacak olanlar ya da ürünü satacak olanlar sizin önünüze tekliflerle geliyor. Rekabet kızışıyor, fiyatlar düşüyor ve en önemlisi o lanet olası 50 tane sekme tek tıkla kapanıyor.
Hayat, internet sitelerinde "en ucuz / en iyi" diye saatlerce kaybolmak için çok kısa. Bırakın, parayı kazanmak isteyenler sizin ayağınıza gelsin.
Siz en son internette neyi ararken sekmeler arasında kayboldunuz? Yorumlarda buluşalım, sekmeleri açık unutanlar kulübü olarak dertleşelim!
